Ziyaretcilerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugun0
mod_vvisit_counterDun0
mod_vvisit_counterBu Hafta0
mod_vvisit_counterGecen Hafta0
mod_vvisit_counterBu Ay0
mod_vvisit_counterGecen Ay0
mod_vvisit_counterToplam166481

Son 20 Dakikada Online: 0
IP Adresiniz: 54.158.245.70
,
Simdi: 2017-06-24 07:13

Giriş Formu

Türkiye Zen Grubu

Paylaş

Facebookta Paylaş
Hoşgeldiniz
Yaşamıyoruz PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Cuma, 11 Ekim 2013 11:19
sizce yere düşen bir yaprak ölümden korkar mı? bir kuşun ölümden korkarak yaşadığını düşünür müsünüz ? kuş ölüm ne zaman gelirse ölümle o zaman tanışır. ama ölümden endişe duymaz. böcekleri yakalaması, yuva yapması, şakıması, uçmanın tadını çıkara çıkara uçmasıyla, daha çok yaşamakla ilgilenir. hiç kanatlarını çırpmadan rüzgar tarafından taşınarak gökyüzünde süzülüşünü izlediniz mi ? ne kadar ebedi bir zevk içinde görünüyorlar. ölümden endişe duymuyorlar. ölüm gelirse problem değil, yok olurlar. ne olacağı ile ilgili endişeleri yoktur, bir andan diğerine doğru yaşarlar. değil mi ? biz insanoğlu, bizler her zaman ölümden endişe ederiz. çünkü biz yaşamıyoruz. sorun bu. biz ölüyoruz. yaşamıyoruz... krishnamurti
 
Bağımlılık PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Cuma, 11 Ekim 2013 11:17
Bağımlılık nedir? Kişi, bir başkasına psikolojik olarak niçin bağlanır? Bağımlılık özgürlüğün yadsınması değil mi? Evi, kocayı, çocuklan, malı çekip alın; eğer bütün bunlar ortadan kaldırırsa, insan nedir? Kendi içinde yetersiz, boş ve yitik ... Korktuğu bu boşluk yüzünden, mala, insanlara. inançlara bağlanıyor.

Bağımlı olduğunuz bütün bu şeylerden öylesine emin olabilirsiniz ki, onları yitirmeyi aklınızda bile canlandıramazsınız; ailenizin sevgisi ve rahatlık. Ama korku sürer. Böylelikle, emin olmalıyız ki psikolojik bağımlılığın herhangi bir biçimi kaçınılmaz olarak korkuyu doğurmak zorundadır; hatta bağımlı olduğunuz şeyler neredeyse yok edilemez görünse bile ... Korku, bu iç yetersizlik, yoksulluk ve boşluktan çıkıyor. Şimdi bakın, üç şey var: Hassaslık, bağımlılık ve korku. Bu üçü birbirleriyle karşılıklı ilişki içinde. Hassaslığı ele alın: -Bağımlılık olmadan hassas kalabilmeyi, derin acıya düşmeden, açık olabilmeyi öğrenmedikçe Ne kadar çok hassassanız, o kadar daha çok bağlanırsınız. Sonra, bağımlılığı alın: Ne kadar çok bağlanırsanız, daha çok iç bulantısı ve özgür olma isteği olur. Bu özgürlük isteği, korkuyu korur, cesaretlendirir, çünkü bu istek bir tepkidir, bağımlılıktan kurtuluş değildir. Krishnamurti
 
Maharaj 'dan PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Cuma, 26 Temmuz 2013 10:48

Ben bir şeyin nedensiz olduğunu söylediğim zaman, onun belli tek bir nedeni bulunmadığını kastediyorum. Sizi dünyaya getirmiş olan kendi anneniz olmayabilirdi, siz: bir başka kadından doğmuş olabilirdiniz. Fakat siz güneş ve dünya olmadıkça doğamazdınız. Bunlar dahi doğmanız için yeterli olmayabilirlerdi, eğer en önemli faktör, sizin kendi doğma arzunuz olmasaydı. Doğumu sağlayan, isim ve biçim veren unsur arzu dur. Arzu edilen şey düşlenir, istenir ve o, somut ya da kavranabilir bir şey olarak kendini tezahür ettirir.

 
Bisiklete Binmek PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Cuma, 11 Ekim 2013 10:57
 

"Bir Zen Öğretmeni beş öğrencisinin bisikletleriyle pazardan geldiğini görmüş. Öğrenciler bisikletlerinden indiğinde, öğretmen sormuş:
"Niçin bisiklete biniyorsunuz?"
Öğrencilerden ilki "Bisiklet, bu patates çuvalını taşıyor. Onları sırtımda taşımak zorunda kalmadığıma memnunum!" diye yanıtlamış.
Öğretmen övgüyle "Akıllı çocuksun. Yaşlandığında benim gibi kambur yürümeyeceksin." demiş.


 
İnsanları Anlamaya Çalışın PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Cuma, 26 Temmuz 2013 10:47

- Eğer bir insan çok fazla gülüyorsa hatta saçma sapan şeylere bile, o halde içten içe büyük yalnızlık çekiyordur...
- Eğer bir insan çok fazla uyuyorsa; büyük ihtimalle üzgün ve hüzünlüdür...

Son Güncelleme ( Cuma, 26 Temmuz 2013 10:49 )
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 4 > 13
Düşünmemek gene de düşünmektir.
Ben düşünmeyeceğim diye düşünmektir.
Bu da bir tür düşünmektir.
Düşünmek ya da düşünmemek.
Bu ikilemden nasıl çıkılmalı?