Ziyaretcilerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugun0
mod_vvisit_counterDun0
mod_vvisit_counterBu Hafta0
mod_vvisit_counterGecen Hafta0
mod_vvisit_counterBu Ay0
mod_vvisit_counterGecen Ay0
mod_vvisit_counterToplam166481

Son 20 Dakikada Online: 0
IP Adresiniz: 54.158.245.70
,
Simdi: 2017-06-24 07:13

Giriş Formu

Türkiye Zen Grubu

Paylaş

Facebookta Paylaş
Hoşgeldiniz
Zen 'in Güzelliği PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Pazartesi, 27 Haziran 2011 16:02

Zen'in seksle alakalı herhangi bir tavrı yoktur ve Zen'in güzelliği de budur. Bir tavrının olması şu ya da bu şekilde takıntılı olduğun anlamına gelir. Birisi sekse karşıdır; onun bir tavrı vardır ve birisi seksin yanındadır; onun bir tavrı vardır. Ve bir şeyin yanında olmak yahut karşısında olmak bir kağnının iki tekerleği gibi hareket eder. Onlar düşman değildir, onlar arkadaştır, aynı işte ortaktırlar. Zen'in seksle ilgili herhangi bir tavrı yoktur. Niçin bir kimsenin seksle ilgili bir tavrı olsun? Bu yüzden o güzeldir: Zen son derece doğaldır. Su içmekle ilgili herhangi bir tavrın var mı? Yemek yemekle ilgili bir tavrın var mı?

 
Gözcülük PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Perşembe, 18 Kasım 2010 19:28

Bu okulun kurucusu Baal Shem eşine az rastlanır birisidir. Her zaman gecenin bir yarısında nehirden geri dönerdi çünkü geceleyin nehir ılık ve sessiz olurdu. Ve orada öylece, hiçbir şey yapmadan, yalnızca kendi benliğini, gözlemciyi gözlemleyerek otururdu. Bir gece zengin bir adamın evinin önünden geçerek geri dönerken, evin bekçisi kapıda durmaktaydı. Bekçinin, bu yaşlı adamı her gece tam da bu saatte geri dönerken görüyor olduğu için, biraz kafası karışmıştı. Dışarı çıkıp şöyle dedi: "Rahatsız ettiğim için beni bağışlayın ama merakımı daha fazla gizleyemeyeceğim. Gece gündüz sizi düşünmeden edemiyorum. Siz ne iş yapar- sınız? Neden nehre gidip duruyorsunuz? Bir çok kereler sizi izledim ve hiçbir şey göre- medim; orada saatlerce öylece oturup gecenin bir yarısında da geri dönüyorsunuz." Baal Shem de ona: "Gece öylesine sessiz ki ortalık, senin ayak seslerini kolayca duya- biliyordum ve senin beni takip ettiğini biliyordum. Ve senin her gece kapının ardında gizlendiğini de biliyordum. Sanma ki sadece sen beni merak ediyorsun, ben de senin kim olduğunu merak ediyorum. Ya senin işin nedir?" dedi. "Benim işim mi? Ben basit bir bekçiyim, evi gözlerim," dedi adam. Baal Shem de ona: "Aman Tanrım, sen bana anahtar sözcüğü verdin. Benim de işim bu!" dedi. "Fakat ben bir şey anlamadım. Eğer siz bekçilik yapıyor olsaydınız, bir evi ya da bir sarayı falan gözlemliyor olurdunuz. Orada kumların üzerinde oturarak neyi gözlüyor olabilirsiniz ki?" diye sordu. Baal Shem, "Küçük bir fark var elbette: Sen saraya dışardan girmek isteyebilecek birilerini gözlüyorsun; bense sadece bu gözcünün kendisini gözlüyorum. Bu gözcülük yapan kimdir? İşte hayatımın tüm çabası kendimi gözlemekten ibarettir," dedi. Adam: "Ama bu oldukça garip bir iş. Bunun için size kim para verir ki?" diye sordu. "O öylesine keyifli, huzur ve mutluluk verici bir şey ki, bu deneyimin kendisi bir ödüldür zaten. Sadece bir anı bile, hiçbir hazineyle kıyas edilemez," dedi Baal Shem. Bekçi de: "Bu çok garip. Tüm hayatım boyunca gözcülük yaptım. Hiç bir zaman böylesine güzel bir şey yaşamadım. Yarın gece ben de sizinle geleyim. Bana da öğretin. Çünkü nasıl gözcülük yapılır, biliyorum - anlaşılıyor ki, sadece farklı bir yöne ihtiyaç var; siz farklı bir yönde gözcülük yapıyorsunuz," dedi.

Meditation - The First and Last Freedom St. Martins Press, USA

 
Gerçekten İğrenç PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Perşembe, 18 Kasım 2010 11:26
Buda'nın müritlerinden birisi olan sıradan bir adam - o bir sannyasin değildi ama Gautam Buda'ya kendisini son derece adamıştı - şöyle dedi: "Bunu yapacağım ... ama sadece tek bir istisna yapmak istiyorum. Tüm neşemi ve tüm meditasyonumu ve tüm manevi hazine- lerimi bütün dünyaya vereceğim; komşum dışında. Çünkü bu adam gerçekten iğrenç." Komşular her zaman düşmandır. Gautam Buda, ona şöyle demiştir: "O halde tüm dünyayı unut, sen sadece komşuna ver." Adamın aklı karışmıştı: "Ne diyorsunuz?" Buda, "şayet komşuna verebiliyorsan, sadece o zaman insanlara karşı sahip olduğun bu çözümsüz davranıştan özgürleşebileceksin," dedi.
 
Ben Sadece Kendimim PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Perşembe, 18 Kasım 2010 18:59

Bir sabah adamın biri beni görmeye geldi. Ve "Sen ermişsin," dedi. "Haklısın," dedim. O orada otururken, bana karşı olan bir adam geldi ve o da; "Sen şeytan gibisin," dedi. "Haklısın," dedim. İlk adam biraz endişelendi. Ve araya girdi: "Nasıl yani? Bana haklısın dedin. Bu adama da haklısın diyorsun. İkimiz birden haklı olamayız." Konuşmaya başladım. "Sadece ikiniz değil, milyonlarca insan benim hakkımda haklı olabilir. Çünkü benim hakkımda söyledikleri her şeyle, aslında kendilerini anlatıyorlar. Beni nasıl bilebilirler? Bu imkansız. Onlar daha kendilerini tanımamış. Söyledikleri her şey kendi yorumları." Bunun üzerine adam sordu: "O zaman sen kimsin? Eğer benim yorumum, senin ermiş olduğun ise, onun yorumu senin şeytan olduğun ise, sen kimsin?" "Ben sadece kendimim. Kendim hakkında bir yorumum yok. Buna bir ihtiyaç duymuyorum. Sadece kendim olduğum için, bu ne anlama gelirse gelsin çok mutluyum. Kendim olmak bana yetiyor."

 

YARATICILIK

Ganj Kitap

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 18 Kasım 2010 19:13 )
 
On Emir PDF Yazdır e-Posta
Servet TAS tarafından yazıldı   
Perşembe, 18 Kasım 2010 11:06

Rahip çok kaygılıydı. "Dinle," dedi yardımcısına, "biri bisikletimi çaldı." "Nerede kullanıyordunuz, efendim?" dedi muhterem. "Sadece kilise mıntıkasını denetlerken." Yardımcısı papaza en iyi planın Pazar ayininde on emri anlatması olduğunu söyledi. "‘Çal- mayacaksınız' maddesine geldiğinizde siz ve ben yüzleri izleyelim - çok geçmeden anlarız." Pazar günü geldi. Papaz yavaş yavaş on emri anlatmaya başladı, sonra konuşmasının ucunu kaçırdı, konuyu değiştirdi ve topallayarak çıktı. "Efendim," dedi yardımcısı, "hani şeyden..." "Biliyorum, Giles, biliyorum. Fakat ‘Zina etmeyeceksiniz' bölümüne gelince birden bisikletimi nerede bıraktığımı hatırladım."

Tantra Öğretisi

 Okyanus Yayıncılık

Son Güncelleme ( Perşembe, 18 Kasım 2010 11:07 )
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 8 > 13
Düşünmemek gene de düşünmektir.
Ben düşünmeyeceğim diye düşünmektir.
Bu da bir tür düşünmektir.
Düşünmek ya da düşünmemek.
Bu ikilemden nasıl çıkılmalı?